Geçtiğimiz günler Emarsys Türkiye Genel Müdürü Murat Erdör ile biraz iş hayatı, biraz da kurumsal girişimcilik üzerine röportaj yaptık. Kendisi profesyonel hayatındaki yaşadığı tecrübelerinin bir kısmını egirişim okuyucuları için paylaştı.

Biraz kendinizden bahseder misiniz? (neler yaptınız, nerelerde çalıştınız, hobileriniz vs.)

Lise eğitimimi TED Ankara Kolejinde tamamladıktan sonra Bilkent Üniversitesinde İşletme Bölümünden mezun oldum. Sonraki yıllarda internet hayatımızı yeni yeni şekillendirdiğinden bazı teorik bilgilerden uzak kaldığımı düşünerek 2007 senesinde Bahçeşehir Üniversitesinde “Stratejik Pazarlama ve Marka Yönetimi” üzerine master yaptım ve o dönem çok bilinmeyen ama günümüzde herkesin dilinde olan Yeşil Pazarlama hakkında tez çalışmasında bulundum.

15 senelik iş hayatımda finans, hizmet, enerji gibi farklı sektörlerde yer alan yerel ve yabancı şirketlerde çalıştıktan sonra müşteri bağlılığı konusunda uzman olan Emarsys’in Türkiye yapılanmasında yer aldım ve şu anda da Emarsys Türkiye’nin ülke müdürü olarak çalışmaktayım.

Değişik konularda bir şeyler yazıp kendimi ifade etmeyi, yeni insanlarla tanışıp fikir alışverişinde bulunmayı, yeni ülkeler görüp keşfetmeyi, ilginç fikirlerin peşinden koşmayı ve tecrübelerimi paylaşmayı seviyorum. “Bilgi Paylaştıkça Güzel” temalı www.muraterdor.com adlı web sayfamda farklı konularda yazılar yazıyorum ve bilgilerimi paylaşmak üzere seminerlere katılıyorum.

İş hayatında belli bir noktaya gelirken yaşadığınız zorluklar nelerdir?

Ankara’dan İstanbul’a 2000 senesinde geldiğimde aklım beş karış havadaydı. Ne zamanki iş arama sürecinin kolay olmadığını ve teklif edilen maaşların fazlasıyla düşük olduğunu gördüm o zaman hayatın zor olduğunu kavramaya başladım.

Tek başıma çalışmaktan keyif aldığımdan takım çalışmasına adapte olmak, herşeyi hızlıca bitirip yeni hedeflere koşma isteğimden dolayı sabırlı ve adım adım ilerlemek gerekliliği iş hayatımın ilk dönemlerinde beni yormuştu. Ayrıca çalıştığım bazı işyerlerinde müşteri şikayetlerini yönetmek ve dönem dönem önemli konular hakkında sonucunun iyi veya kötü olacağını kestiremeden kararlar almakta beni zorlayan diğer konulardı. Şimdi geçmişe baktığımda bunları tebessüm ederek anıyorum ve bunların beni hep geliştirmiş ve deneyim kazandırdığını görüyorum.

Biraz girişimciliğe değinelim. Sizce kurumsal girişimcilik nedir ve kurum içinde ne kadar önemlidir?

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere girişimcilik yeni bir fikri ve projeyi hayata geçirmeye, konumlandırmaya ve büyümeye odaklı bir çabalama üzerine kuruludur. Kurumsal girişimcilik veya diğer adıyla iç girişimcilik ise, kurumsal yapı içerisindeki çalışanların kendi inisiyatifleri doğrultusunda çalıştıkları şirket içinde fikir ve proje üretmeleridir.

İç girişimcilik, çalışılan şirket adına yeni fikirler üretme, yeni alanlar açma adına hem şirket çalışanlarına hem de kurumlara pozitif katkı sağlamaktadır. Özellikle yeni fikirler ve projeler üretebilecek çalışanların öne çıkması, teşvik edilmesi ve sağlanan sinerji ile birlikte hem çalışanın hem de şirketin uzun vadede karlılığı ve kazanımı olasıdır. İç girişimciliğin şirkete kattığı en büyük değer, şirketin varlığını daha uzun yıllara taşımasıdır. İç girişimci şirketinin daha karlı ve rekabetçi bir yapıya bürünmesinde önemli bir rol oynar.

Peki siz Kurumsal girişimcilikle ilgili şirket bünyesinde ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?

Kurumsal girişimciliğin benimsenmesi, çalışanların evreninde önemli bir nokta haline gelebilmesi için gerekli argümanları sunduğumuzu, kurumumuzun mevcut geçmişi, birikimi ve itibarıyla kendilerinin yanlarında olduğunu ifade ediyoruz. Kurumsal girişimcilikte başarının yalnızca çalışanın birikimi, becerisi, fikir ve proje üretme ve yönetilme kabiliyetiyle sınırlı olmadığının bilinciyle, çalışanlarımıza her türlü desteği sunuyoruz.

Gelecekte şirketinizin kurumsal girişimcilik konusunda nasıl bir noktada olmasını istiyorsunuz?

Hâlihazırda 16 uluslararası ofisiyle Emarsys, kurumsal girişimcilik kavramının bilincinde olan ve çalışanlarına bu alanda önemli olanaklar ve işbirlikleri sunan bir kurum durumunda. Gelecekte Emarsys’in kurumsal girişimcilik özelinde mevcut yapısını korumasını ve ülkemizde bu alanda birçok kuruma örnek olacak, ilkler arasında sayılacak bir kurum olarak anılmasını arzu ediyorum.

Kurumsal girişimci olmak isteyenlere neler tavsiye edersiniz?

İç girişimci ve girişimci farklılıkları arasında en belirgin olan aldıkları risklerdir. Girişimci, herhangi bir başarısızlık durumunda işletmesinin zarar görmesine neden olur. İç girişimcinin aldığı risk ise, kendi kariyeriyle doğru orantılıdır. Dolayısıyla kurumsal girişimci olmak isteyenlere en önemli tavsiyem, kariyer hedefleri doğrultusunda akıllarından geçen tüm detaylar konusunda şirket yönetimiyle bir araya gelmeleri ve düşüncelerini iletmeleri yönünde olacak.

İş hayatında başarılı olmanın kriteri sizce nedir?

Bu kriter kişiden kişiye değişir. Kimisi için iş ile sosyal hayatı dengeleyebilmek bir başarıyken, kimisi için çok yüksek maaşlar kazanmak, kimisi için kurumsal bir firmada güzel bir pozisyonda çalışmak, kimisi içinde yüzlerce kişiden sorumlu olmak bir başarı kriteri olabilir.

Bence başarı şirketinizin size koyduğu hedefleri fazlasıyla aşarken her dönem ortaya attığınız yeni fikirleri hayata geçirebilmek, her daim üretken olmak, prensiplerinizden asla taviz vermemek, çalışma arkadaşlarınızı şevkinizle heyecanlandırabilmek ve sizden daha bilgili insanlardan maksimum verim alarak onları en iyi şekilde yönetebilmektir. Bunlardan daha önemli başarı kriteri ise kibir ve ego gibi kavramlardan uzak durmayı başararak şirketlerin size sağladıkları meviilerin geçici olduğunu hiçbir zaman unutmadan insanlara karşı her zaman samimi olabilmektir.

Örnek aldığınız girişimciler kimler?

Ben oldum olası Cem Boyner’in girişimci ruhunu ve piyasa sürdüğü yeniliklerden hep hoşnut kalmışımdır. Taksitle alışveriş diye bir kavram yokken Advantage Card’ı hayatımıza sokmak, Tbox gibi inovatif bir ürünü piyasaya sunmak, çok katlı mağazacılık konusunda Türkiye’ye damga vurmak, sadece mağazayla büyümenin yeterli olmayacağını görüp morhipo.com gibi büyük bir internet girişimine imza atmak ve Hopi ile oldukça kapsamlı bir mobil uygulamayı hayata geçirmek hiç kolay olmasa gerek diye düşünüyorum.

Hayata geçirmek için güzel bir fikir bulan öğrenci, İş hayatına direkt girişimci olarak mı başlasın yoksa kurumsalda başlayıp sonrasında mı girişimci olsa daha başarılı olur?

Gittiğim farklı illerde ve seminerlerde onlarca kişiyle tanışıyorum ve çoğu öğrencinin daha üniversite yıllarında girişimciliğe adım attığını görüp çok mutlu oluyorum. Fikri olan bir öğrenci kurumsal hayata girince robotlaşacak ve ilk heyecanını yitirecektir. Birde belli imkanlara kavuşunca bu konforunu bırakıp girişimci olmak aklının köşesinden bile geçmeyecektir. Bu yüzden en başta kaybedecek bir şeyi olmadığından fikrinin peşinden koşmasını ve girşimde bulunmasını şiddetle tavsiye ederim.

Hayatınız boyunca başınızdan geçen ve ders aldığınızı düşündüğünüz olumlu-olumsuz bir hikayenizden bahseder misiniz?

O kadar çok ders aldığım hikaye var ki hangisini yazsam bilemedim. Belki şu konunun altını çizmekte fayda var, herkes başarı, para ve mutluluk peşinde koşuyor ancak hepsi bir arada pek olmuyor. Ufak şeylerden mutlu olmayı öğrenmeyi, her anın tadını çıkarmayı ve para kazanmayı amaç değil araç olarak düşünmeyi aklımın bir köşesinde tutuyorum.

Paylaş
Türkiye Girişimcilik Ekosistemi