Girişimcilik Eğitiminin En Büyük Adımları Çocukken Aile ile Atılır

0
yaramaz çocuk

Yazının başlığına bakarak hemen içiniz kararmasın. Ancak bizim toplumumuz için girişimcilik ruhu çocuk yaşlarda bir nebze kaybettiriliyor. Toplumumuzda aile yapılarının ve hayatının çok önemli bir yer tuttuğu göz önüne alınırsa, size bu yapının bir açıdan olumsuz yanına değineceğim. Hiçbir şeyin mükemmel olmadığını düşünürsek eleştiri yapmak da hakkımız.

yaramaz çocuk 3 Dedik ya aile yapısı çok önemli.Peki nedir bu? Çocukken evdesiniz veya akrabalara ziyarete gitmişsiniz, oyun oynuyorsunuz ya da oynamaya çalışıyorsunuz ve sonrasında uzaktan bir ses: oğlum/kızım otur, sus, yapma, oraya girme, buradan zıplama, kapıyı açma, koşma, yürüme, yere otur, amuda kalkma… bunun böyle yıllarca sürdüğünü düşünürsek ve yaptığınız her hatada annenizden terlik, babanızdan şepeşille yiyorsanız veya sürekli azarlanıyorsanız; sonuç olarak bir süre sonra çekingen oluyorsunuz. Ailecek gidilen ziyaretlerde ki özellikle akrabalar; bu ne kadar uslu çocuk, bak iki saattir oturuyoruz yerinden hiç kalkmadı gibi içeriği aslında ”olumsuz” cümleleri sürekli kullanmaktalar.

Sonra bu ”çocukların” ileri ki hayatlarında ayakları üzerinde durabilen insanlar olmalarını bekliyoruz. Çocukken yemek yemediği için dayak yiyen çocukların oranına hiç girmeyelim çıkamayız ya da zorla  yemek yedirilmeye çalışılan çocukların yanından geçmeyelim. Benim Almanya’da yaşayan 16 yaşındaki kuzenim iki yıl önce ne yaptı biliyor musunuz? Türkiye’ye geldiğinde tek başına bir çılgınlık yaparak; İzmir, Ankara, İstanbul ve Konya illerimizi güzelce gezdi, ayrıca arkadaşlarıyla beraber güzelce vakit geçirdi. Sonrasında ise son durak olarak Konya’da ailesinin yanına geçti. Bu gerçek bir olay ve bu çocuk gelecekte kendi işini de kurar, batırır, yükselir, düşer ama sonuç olarak hayatını kazanır. Avrupalıları övmüyorum ama o çocuklar tek başına mutfaktan yemeklerini alır, yer, sonra artıklarını mutfağa koyar. Biz ise annemizin ağzımıza yemek vermesini bekleriz. Anne ve babalarımızı suçlamıyorum ama şu durumun farkında olmalılar ki; bu çocuklar, çocuklarınız, çocuklarımız; gelecekte kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenmeliler.

yaramaz çocuk 2Birçoğumuz farkında değil ama KPSS ile  sırtımızı devlete dayamaya çalışıyoruz (halk  arasında ki kibar söylenişi). Önceki yazımda “en son kendinize ne zaman “zaman” ayırdınız?” demiştim. Bunu gerçekten yapabiliyor musunuz? Tek başınıza bir kahvaltı yapmaya gidemiyorsanız girişimci olmayı denemeyin. Hiçbir şey için geç kalınmış değil, sadece  harekete geçmek için biraz fazla beklemediniz mi?

Ailelerimize buradan sesleniyorum: Lütfen çocuklarınız koşsun, düşsün, kumsalda kale yapsınlar, üzerleri kirlensin, sofradan bardağı düşürdüklerinde kendilerini suçlu hissetmesin, vazoyu kırdığında onun sadece bir nesne olduğunu bilsin ve bu yüzden dayak yemesin… İşte o zaman çocuğunuz gelecekte daha başarılı olacaktır. Anne kuzusu olmaktan öteye gidip kendi ayakları üzerine sağlam duracaktır.

Bizi canlarından çok seven ”tüm anne ve babalarımıza” selam olsun. Lütfen çocuklarınız, çocukluğunu doyasıya yaşasın…