Youth Holding CYO’su Emrah Kaya ile Girişimcilik Üzerine Röportaj

0

emrah kayaYouth Holding CYO’su Emrah Kaya ile Girişimcilik üzerine kısa bir röportaj yaptım. İş kurma aşamasında veya kurma fikrinde olan insanlara güzel önerilerde bulundu. Ayrıca bir konuya aydınlık getirmek istiyorum, bazılarınız CYO nedir diye sorabilir. Chief Youth Officer; yani gençlerin başı yada CEO’su olarak düşünebilirsiniz. Artık nasıl yorumlarsanız…

Hilmi Öğütcü: “İş kurma aşamasında Girişimcilere neler önerirsiniz?”

Öncelikle Girişim fikrinin ne olacağı önemli. Girişimci olmak isteyenlerin doğru bir fikir bulmaları gerekiyor. Ve fikir bulurken de dikkat etmeleri gereken bazı noktalar var. Bunlardan bir tanesi; Girişimcinin bulduğu fikrin pazarda ne kadar büyük bir kitleyi etkilediği ve o etkileyen kitlenin bu fikre para yatırabilmek adına yıl içerisinde ne kadarlık bir ciroyu oluşturduğunu göz önünde bulundurması gerekmektedir. Örneğin siz bir GSM operatörü kuracaksanız, Türkiye’de kaç milyon insanın telefon kullanacağını öngörmeniz ve o insanların haftalık ne kadar harcayacağı ile alakalı bir araştırma yapmış olmanız, bunu 4 ile çarpıp aylık bazda, aylık rakamı da 12 ile çarpıp yıllığını bulmanız gerekiyor ki, sizin iş fikriniz gerçekten yapacağınız P&L (Profit and Loss / Kâr ve Zarar) tablosunda sizi yaşatır mı yaşatmaz mı hesaplamanız gerekmektedir. Fikrinizin ne kadar büyük kitlelere hitap edeceği yani hedef kitle, bu kitlenin de sizin fikrinizle bağlantılı yerlerde ne kadar para harcadığını da bulmanız gerekiyor…

Bunları birleştirdiğinizde bir simülasyon yapma şansınız var. Bu simülasyon ile aslında sizin bu yapacağınız işle alakalı size pozitif veya negatif bir öngörü verecektir. Simülasyondan maksat şu;

Örneğin 30 milyon insan bu işten faydalanabilir, ürününüzü satın alabilir; bu insanların da harcayabileceği para 30 TL’dir, bunların da ilk yıl binde 4’üne dokunabilirsiniz, ikinci yıl binde 5’ine, üçüncü yıl binde 9’una dokunabilirsiniz ve böylelikle işinizin ne kadar ciro yapabileceğini öngörülü bir şekilde bulursunuz.

Hemen ardından sıra “ekip kurmaya” gelir. Oturup artık o fikre inanıyorsanız, yatırımcılara götürüp bu bahsettiğim seksilikte, bakış açısıyla anlatmanız ikna etmeniz ve paralarını almanız gerekir.

Girişimcilikte iki tane terim vardır: birisi “Capex – Capital Expenditure” diğeri ise “Opex – Operating Expenses” dır. Şirketinizi kurmak için ihtiyacınız olan kaynak bu ikisinden oluşur.

Şirketinizi kurana kadar kısa vadeli ihtiyacınız olan Capex; ikincisi de Opex, yani şirketinizi kurduktan sonra da şirketinizi sizin istediğiniz başarıya binde 5,8,9’a ulaşabilmeniz için ihtiyacınız doğrultusunda aylık harcayacağınız paradır. Bu ikisini toplarsınız; şirketinizin başarılı olacağı dönem 24 ay ise bu zaman aralığındaki Opex’inizi ve başlangıçtaki yatırım maliyetinizi (web sayfası yapım maliyeti, developer giderleri, tasarımcı ödemeleri, bu işin reklamı için harcayacağınız paralar, ofis kiralayacaksanız içerisindeki cihazlar) hesaplarsınız ve işe başlarsınız. Dolayısıyla yatırımcılardan isteyeceğiniz para da bunların toplamından oluşur. Sonrasında İşe başladıktan sonra, İş sizin öngörülerinizi tutturacak şekilde çalışarak devam eder.

emrah kaya ofisBazı Girişimciler, bu arkadaki bütün konuştuğumuz planı kağıt üzerinde yazmadan, değerlendirmeden hayata atılıyor ve sonrada İşin ortasında “aaa yatırımcı alamadım, pazarlama yapamadım, duyurumadım vb.” şanssız olduklarını düşünüyorlar, yani aslında planlamadıkları için işi yarım kalıyor veya yarım bırakmak zorunda oluyorlar. Benim Girişimcilere önerim bu hataya düşmemek için, yukarıdaki planı işe başlamadan uygulamalarıdır.

Hilmi Öğütcü: “Girişimciler çok tezcanlı, hemen işimi kurayım kısa sürede zengin olayım peşinde. Bununla ilgili yorumlarınız nelerdir?”

Türkiye’deki girişimciler böyleler. Bizim genel olarak hemen 140 karakterde bir şey öğrenme derdimiz varya, hayat böyle işlemiyor işte. Hayatta çok başka şey var, mesela yol. Bu işin de bir yolu var.

Amerika’da, Avrupa’da 1 yıllık 3 yıllık 5 yıllık projeksiyonlarla işler, projeler yapılıyor. Bir girişimci, sabırlı olmak zorunda ve fikrine inanıyorsa “gerçekçi bir şekilde” hayata geçirmek zorundadır. Dolayısıyla çok aceleci olmasınlar, inandığı fikirler 3 ayda 6 ayda 1 yılda gelişim gösteriyorsa; ısrarcı bir şekilde fikirlerinin arkasında dursunlar.

“Bu kısa öz röportaj için Emrah Kaya’ya Teşekkürlerimi sunarım.” Hilmi Öğütcü